Çünkü onun için.

Bir türkü olsam dudağında,

Sen söylesen ben yansam.

Ah bu akşamlarda ne var
İhlamur kokuyor odam
Radyo sesi ilk ışıklar
Sabah faslında bir hüzzâm
Yüreğimle bilendikçe hepten incelir incesaz
Pişmanlıklar gelir geçer
Sevdayla hesaplaşılmaz
Yatak döşek yatırır da bu sevda
Uyandırır en tatlı yerinde
Gün ortasında sabah seherinde
Hatırlanır yeniden
Kanat takıp uçurur da bu düşler
Uyandırır en tatlı yerinde
Gün ortasında sabah seherinde
Hatırlanır yeniden
Parlak bir inciydim önce
Derinlerde saklanırdım
Baba evi kabuğumdu
Hayat çok uzak sanırdım
Düşlerimle yandım sonra
Sevdalarımla kavruldum
Düşlerimin peşi sıra kendimi yollara vurdum
Yatak döşek yatırır da bu sevda
Uyandırır en tatlı yerinde
Gün ortasında sabah seherinde
Hatırlanır yeniden
Kanat takıp uçurur da bu düşler
Uyandırır en tatlı yerinde
Gün ortasında sabah seherinde
Hatırlanır yeniden

dilancarpar:

Anladım ki küllenen sigaradır

Soğuyan bir bardak çaydır benim ömrüm.

Hem 3 Ocak hem Cuma. Güzellik akıyor günden. :)

Hem 3 Ocak hem Cuma. Güzellik akıyor günden. :)

"Gülümseyerek, tüm güzelliğiyle sana yaklaşır. Çirkinliğinden utanırsın."


Takan Adam

"O an anladım ki içimde bir ben daha var. Benden habersiz. Ben hiçbir şeyi umursamazken o ben, benden çekindiğinden olsa gerek gizlice biriktirmiş, içime atmış içini."

22.12.2013

image

Bugün Özgeyle Kadıköy’de her zaman olduğu gibi makarnacının önünde buluştuk. Özge benim canımdır. Burak Aksak söyleşisi için Ot cafe’ye gitmek üzere yola çıktık. :)

image

Bir saat kadar önce gidince oturduk çayımızı içtik. (Çayları pek güzeldi.)

image

Daha sonra Burak Aksak geldi. Kalabalık olunca sığamadık, haliyle sokağa taştık. 

image

Mahcup, utangaç, güler yüzlü, samimi hali daha da sempatik yapıyor keratayı. :)

image

Söyleşiden bir buçuk saat kadar sonrası dergileri imzalamaya başladı. 

image

Sıra bana geldiğinde adımı sordu. Merve dediğimde “Ya keşke önceden hazırlasaydık buraya Merve, Ali falan diye!” dedi. E isim konusunda dertli olunca bari sen yapma dedim haliyle. :)

image

Kırmadı takvimimide imzaladı sağolsun. “O gemi gelecek!” notu ayrıca sevindirdi. Neticede herkesin bir gemisi var beklediği. Öyle değil mi? :)

image

Çok teşekkür ederim günümü güzel kıldığın için. 


ÖYLE GÜNLER GÖRDÜM Kİ
Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.
Her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı,
Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.
Öyle günler gördüm ki, duvarlar gelir dile,
Gözümde canlanırdı eşkiya masalları.
Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle
Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri
Kafada çelik gibi fikirler dursa bile
Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri:
Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.
Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar
Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.
Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.
Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.
Öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda
Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı
Tabancanın namlusu ısındı yanağımda,
Parmağım istemedi tetiğini çekmeyi
Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.
Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmuştur,
Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:
Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur
Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,
Gözyaşları içinde seneler yürür gider.
Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,
Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.
Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.
Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:
Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.
Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:
İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
Görünce gülme sakın çırpınıp aktığımı:
Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum.
Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.


ÖYLE GÜNLER GÖRDÜM Kİ

Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.

Her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı,
Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.

Öyle günler gördüm ki, duvarlar gelir dile,
Gözümde canlanırdı eşkiya masalları.
Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle
Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri
Kafada çelik gibi fikirler dursa bile
Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri:

Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.

Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar
Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.
Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.

Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.

Öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda
Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı
Tabancanın namlusu ısındı yanağımda,
Parmağım istemedi tetiğini çekmeyi

Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.

Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmuştur,
Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:
Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur

Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,
Gözyaşları içinde seneler yürür gider.

Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,
Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.

Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.

Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:
Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.
Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:
İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
Görünce gülme sakın çırpınıp aktığımı:
Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum.

Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.

Efza. 5 yaşında. Halasının biriciği. Telefonumun kilidini öğrenince hemen bunu yapmış. :)

Efza. 5 yaşında. Halasının biriciği. Telefonumun kilidini öğrenince hemen bunu yapmış. :)

Aynen öyle komserim.